Şu an yanlızca Mor ve Ötesi’nin menajerliğini yapıyor. Yanlış anlamayın, ülkeye henüz döndü. Biraz alışsın daha yapacağı çok iş var.
Menajerlikten önce ne vardı?
Can Sertoğlu: University of Texas at Austin'de Radyo-Televizyon-Film ve Ekonomi dallarında çifte lisansım var. Ayrıca yine Amerika’da Ses Prodüksiyonu ve İş Temelleri sertifikaları aldım. Üniversite bitince New York’ta Right Track stüdyolarında bir sene asistan ses mühendisi olarak çalıştım. 2000 yılında da Atlantic Records’a Arif Mardin’in asistanı olarak girdim.
Atlantic Records’da neler yaptın?
Arif Mardin’le birlikte iki sene kadar ofiste ve stüdyo projelerinde çalıştım. Onun ayrılmasıyla şirketin Artist & Repertoire departmanına geçtim. Bu sırada Interpol, Catherine Wheel, Elbow, Doves, Keane, Scissor Sisters gibi rock gruplarının yurtdışındaki çıkışlarını erken fark edip Amerika anlaşmaları için şirkete getirdim. Onlar dışında Tori Amos, Stone Temple Pilots, The Darkness, Twista, Craig David, Nappy Roots, Bette Midler gibi isimlerle çalıştım.
Artist & Repertoire depertmanı tam olarak ne işe yarar?
A&R, bir icracıya en uygun parçayı bulup, o ikisini evlendirme işidir. Çok incelik isteyen bir iş. Herşeyden önce repertuar bilginizin çok geniş olması gerekir. Ama 1960’lardan sonra rock gruplarının ortaya çıkmasıyla A&R da şekil değiştirdi. A&R temsilcileri grup keşfeden insanlar haline geldi.
Yetenek avı yani?
Evet. Amaç, diğer plak şirketlerinden önce iyi grupları keşfetmek. İşin en keyifli kısmı da buydu. Deli gibi her gece sokaklarda performans izlerdim.
Müzisyen keşfi burada nasıl işliyor? Türkiye’de plak şirketleri keşfedenden çok eleyen durumunda sanki.
Aynen öyle. Çünkü yeteri kadar grup yok. İyi olanlar da zaten keşfedilmelerine gerek kalmadan hemen duyuluyorlar.
Menajerlik işine nasıl bulaştın?
Atlantic Records’tan ayrılmadan önce part-time menajerliğe yöneldim.. 2003 yılında Brooklyn'in World Inferno Friendship Society isimli dokuz kişilik punk-kabare grubunun menajerligini aldım.
Ülkemizde müzik piyasasında oyuncu sayısı oldukça az. İyi menajerlerin de sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Menajerlik nedir?
Benim algıladığım kadarıyla da tespitin doğru. Hem menajer sayısı az hem de mevcut olanlara karşı da negatif bir izlenim var. İnsanların aklına menajer deyince konser ayarlayan kişiler geliyor. Bunun menajerligin profesyonel tanımıyla uzaktan yakından ilgisi yok. Benim anlayışımda menajerlik, sanatçının A’dan Z’ye tüm kariyerini planlayan ve kariyeri boyunca ona her türlü desteği veren bir iş tanımıdır.
Bu durumda bir müzisyen menajerini hangi kriterlere göre seçmeli?
Bir kere menajerinizle aynı yolda yürümek zorundasınız. Aynı hayat görüşün e sahip değilseniz birlikte yürümeniz de mümkün olmaz. Tabii ki menajer de müzik endüstrisini, en az sanatçının bildiği kadar iyi bilmeli. Müzisyene fikrini kabul ettirebilecek birikime sahip olmalı. Gördüğüm kadarıyla burada bazı müzisyenler, menajerlerine işi öğretmek durumunda kalıyor. Bu rol değişmeli. En önemlisi de müzisyen şu soruyu sormalı: Uzun vadede kariyer mi yoksa kısa vadede çok para mı? Bir menajerin sanatçısına yapabileceği en büyük kötülük kısa vadede çok para kazanmayı düşünmek olur.
Yurt dışındaki menajerlik sistemiyle buradakinin farkı ne? Orada yapılan neleri yapmıyoruz?
Çıkış noktası olarak aynı model. En azından ekonomik modeli benziyor. Sektörün yapısı ve üstlenilen rollerin çeşitliliği açısından yurt dışı daha zengin. Mesela yurt dışında Booking Agency’ler var. Konser organizasyonlarını bunlar yapıyor. Bizde ise Booking Agency gibi faliyet gösteren kurumlar aynı zamanda menajerlik hizmeti veriyor. Bir kere bu işin doğasına aykırı. Çünkü bünyeler arası çıkar çatışması söz konusu. Bir Booking Agency her zaman sanatçıdan alabileceğinin en fazlasını koparmaya çalışır.
Mor ve Ötesi eski menajeriyle niçin yolunu ayırdı, bilgin var mı?
Sanırım aralarında vizyon farkları meydana geldi.
Menajerleri olduğunuz sürece Mor ve Ötesi ne yapamaz?
Bizimle profesyonel ilişki içinde olan kadınlardan uzak durmak zorundalar. Şaka! Onlara bir şey yasaklamanın haddim olmadığını düşünüyorum. Zaten oldukça sağduyulu çocuklar olduğu için yasaklara da ihtiyaç duymuyoruz. Dayatmalardan ziyade önerilere dayalı bir iletişimiz var.
http://www.basatap.com/frame_content_detail.php?cID=545&p=140&pages=25