'Hepsi okumuş çocuklar' Mor ve Ötesi, 22 Mayıs'ta Belgrad yolcusu. Grup, buradaki sonuca göre 24 Mayıs'ta finalde yarışma hakkı kazanacak.
Mor ve Ötesi'nin Belgrad'da 54. Eurovision Şarkı Yarışması'na katılacak 'Deli', 'iyi bir Mor ve Ötesi şarkısı'. Başka yan etkilerin de söz konusu olduğu Eurovision gibi 'bayat' bir yarışmada geriye kalan tek tereddüt, iyi bir Mor ve Ötesi şarkısının dereceye girmek için yeterli olup olmayacağı
17/02/2008
MÜJDE YAZICI (Arşivi)
İSTANBUL - "Hepsi okumuş çocuklar..." Kim bunlar? Mor ve Ötesi. TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'in gözündeki Mor ve Ötesi tanımı bu; 'okumuş çocuklar.' Yani TRT'ye göre temsil kusursuz; okumuş, yetenekli çocukları bulmuşlar işte mis gibi. Mor ve Ötesi'yse "TRT ile şu ana kadar bir sorun yaşamadık," dedi önceki gün basın toplantısında. Yani grup üyelerinde de ince bir tereddüt olmuş belli ki, 'şu ana kadar' dediklerine göre. Mor ve Ötesi'nin Eurovision'a katılmasına, şarkının açıklanacağı toplantıya kadar pek heyecanla bakmıyordum ama TRT Genel Müdürü'nün yanında ciddi (ama yine de bıyıkaltı gülerek) sorulara yanıt verdiklerinde; 'Bizden birileri Eurovision'a katılıyor' diye sevindim açıkçası. Şimdi orada İsmail YK olsa, daha mı iyi olurdu? O zaman da biz orada olmazdık. Yarışma da yanımızdan geçer giderdi. Şimdi kafa yoruyoruz.
Mor ve Ötesi'nin bu yıl (22 Mayıs'ta) Belgrad'da yarışacak 'Deli' şarkısını önceki gün TRT Tepebaşı stüdyolarında dinledik. 'Deli', Mor ve Ötesi imzalı güzel şarkılardan biri olmuş. Yeni albüm yapsalardı, 'Deli' iyi bir çıkış parçası bile olabilirmiş. Grup, sırf Avrupa'da yarışacak diye kendi müziklerinin dışına çıkıp yoğun 'Türk ezgileri' kullansalardı; çok karaktersiz bir hareket olurdu. Bunu da zaten yapmamışlar. Mor ve Ötesi çizgisinde, iyi bir iş çıkarmışlar. Ama bu şarkıyla Eurovision'da ne kadar başarılı olabilirler, tek muallak konu bu. İlk 10'a gireceklerine kesin gözüyle bakabiliriz ama sonrasındaki finalde neler dönüyor, oy verenler neye göre veriyorlar, oy verecek Avrupalı müzik insanları "Beni büyütün / ağlatmayın / sevginiz nerde / övündüğünüz" sözlerinden bizim kadar etkilenecekler mi? Bu son cümle, keşke İngilizce katılsalardı anlamına gelmiyor. Kendilerini en iyi ifade eden dille katılmayı seçmişler. Zaten TRT genel müdürünün de dediği gibi 'okumuş çocuklar', isteselerdi Almanca da İngilizce de şarkı yapabilirlerdi. Başka yan etkilerin de söz konusu olduğu Eurovision gibi 'bayat' bir yarışmada geriye kalan tek tereddüt, iyi bir Mor ve Ötesi şarkısının dereceye girmek için yeterli olup olmayacağı.
Şarkının açıklandığı toplantıda Hayko Cepkin, Koray Candemir, Aslı da basın mensuplarının arkasında oturup Mor ve Ötesi'ne destek olan isimler arasındaydı. (Yavuz Bingöl de vardı ayrıca.)
'Kurabiye Canavarı'na dinlettik' Mor ve Ötesi, Eurovision'a katılacak şarkılarını söyledikten sonra mini bir konser de verdi. TRT spikeri "Şarkıcılarımız yerini aldı" diyerek grubu anonsladı. Şarkıcılar? Her neyse; Mor ve Ötesi üyeleri, Belgrad'da Eurovision'ın teknik gereklerinden dolayı canlı çalamayacakları şarkıyı "Canlı çalabildiğimizi gösterelim" diyerek ikinci kez çaldı. İkincide salon nakarata eşlik etmeye başlamıştı zaten. ('Deli', hemen dile takılan bir şarkı.)
Mini konserden sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladılar. Genel bir takım klişe soruların ardından bomba soru Vatan Gazetesi muhabirinden geldi; "Kenan Doğulu Eurovision'a katılacak şarkısını, ilk olarak Sezen Aksu'ya dinletmiş. Siz de şarkınızı böyle bir müzik büyüğüne dinlettiniz mi?" Grubun, "Hayır özel olarak birilerine dinletmedik ama bir kaç tane arkadaşımıza dinlettik" cevabı üzerine muhabir ısrarla "İsim alabilir miyim?" deyince grubun davulcusu Kerem Kabadayı yanıtı yapıştırdı: "Evet Susam Sokağı'ndan Kurabiye Canavarı'na dinlettik".

Mor ve Ötesi'ne 22 Mayıs'ta her türlü şans diliyoruz!
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=247652&tarih=17/02/2008